İnsanlığın Uzun Hikayesinden Bir Kesit; Ölüm

İnsanlığın Uzun Hikayesinden Bir Kesit; Ölüm

Her şey ölümle başlar aslında. Ölüm bir başlangıçtır. Öldük ve başladık hayata. Korkunç belki de ama gerçek, gerçekler en korkuncu değil midir zaten? Öldüğünüz anı anımsamaya çalışın, nasıl ağladığınızı, nasıl garip bir yere geldiğinizi anımsayın ve korku dolun. Ardından bir melek tarafından nasıl sarmalandığını, onun kokusunun korkunuzu nasıl uçurup yok ettiğini hissedin. Bir melek aldı sizi ellerine ve büyüttü sizi cennete, cehenneme.

Cennet ve cehennem seçimini de bıraktı hayatın eline. Mecburdu meleğiniz siziz hayatın eline vermeye. Vermeseydi şayet çalardı hayat elinden siz ölüm meleğini. Hayat ruhunuzda ya çiçekler açtıracaktı ya da çiçekleriniz açmadan yakacaktı köklerinden. sizi ne kurtaran olacaktı ne de o ateşe atan.

Hayat size öyle şeyler yaşatacaktı ki doğmak isteyecektiniz. Ölüm öyle çirkin şeylere maruz bırakacak ki sizi doğmak yeniden var olmak isteyecektiniz. Belki de öyle güzel şeyler olacaktı ki hayatınızda ölüm bitmesin, hiç ruhunuzu terk etmesin isteyecektiniz.

Ama ölümünüzün pusulasını elinize almış hayat sizi bir oraya bir buraya savuracak. Sizin istedikleriniz umurunda olmayacak. Sonra bırakacaksınız her şeyi akışına, yorulacaksınız. bir şeyler elinizden değil içinizden gelmeyecek bir zaman sonra.

İnsanlığın uzun hikayesinden en kısa kısmı ölümdür. Ama insanlık sanır ki en uzun kısmı burasıdır. Ölümdeki cehenneminiz de cennetinizde doğumun ön izlemesidir. Ama sen ölüm meleği doğmak senin ölüm şartın.

Ama bu doğumdan sizi korumaya çalışacak bir meleğiniz olacaktı. Hayatın sizin için tek güzelliği bu melekti aslında. Ölümünüzde ki cenneti yaşarken de cehennemi yaşarken de meleğiniz hep korumaya çalışacak sizi. Hep yanınızda olacak. Sizin saçınızın tek teline dünyayı yakabilecek meleğiniz ruhunuzun parçalanmasını bilmeyecek bile. Öylece kimseden habersiz doğup gideceksiniz yaşama. Sizi hiç kimse bilmeyecek. Ruhunuzda açılan yaralardan haberi olmayacak kimsenin.

Ölüm yordu değil mi sizi? Parçaladı  yok oldunuz, sığındınız bir köşeye hıçkıra hıçkıra kan ağladınız ama kimsenin haberi olmadı. Anlatmaya çalıştınız birilerine görsün istediniz ruhunuzdaki yangınları. Hayatın size cehennemi yaşattığını onun elinden kurtulmaya çalıştığınızı birileri görsün istediniz değil mi? Kimse görmedi ve görmeyecek. Meleğiniz bile bilmeyecek neler olduğunu. Hayatın size cennet diye sunduğu meleğiniz bile bilmeyecek neler olduğunu. Hayatın size cennet diye sunduğu meleğiniz bile bilmeyecek cehenneminiz sizi nasıl yaktığını. Öylesine yok olacaksınız bu ölümde.

Sonra bir parça daha size cennetini gösterecek. Karşınıza melek görünümlü şeytanlar çıkacak belki uzun bir zaman belki kısa bir zaman inanacaksın ona. Ama hayatın üzerinizde oynadığı bir oyunda budur zaten. Siz melek sandığınız şeytanlar tek tek gerçek yüzünü gördüğünüzde cehennem ateşine çakılın diye hayat size oyun oynamıştır aslında.

Ölümünüz cehennemin üzerine düşmekle geçecek. Herkes ölüdür aslında buraya tekrar tekrar ölmek için gelmiş ölüm melekleriyiz biz.

Ölüme hoş geldin ölüm meleği.

ETİKETLER: Hayat, Ölmek, Ölüm, Yaşam
YAZAR BİLGİSİ
Zeynep Topçu
yazmak ve yazdıkça var olmak...
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar: takipçi satın al