Zeytinyağı Merhemi Tedavisi

04.04.2021
Zeytinyağı Merhemi Tedavisi

Varlığında unutulan, yokluğunda ise hiç akıldan çıkmayan kavram SAĞLIK. Şimdilere bakmayın eskilerde bambaşkaydı sağlık ve hastalık. Yanağı kızarmış çocuklara “ne sağlıklı” denirdi. Hastaysan tedavisi evdeydi. Soğuk algınlığına çorba, gribe nezleye ıhlamur-limon, yanıklara diş macunu veya domates. Daha ciddi hastalıklar bilinmezdi. “Dağ gibi adamdı, birden göçtü gitti” der, rahmet okur geçerdik.

Oysa şimdi öyle mi? Yanağın kızarsa kalp-damar doktoruna, Nezle grip olsan aile hekimine ilaç yazdırmaya, hele bir de yanık oldu mu doğru hastaneye. Eskinin cehaleti cesaret verirdi de şimdi her şeyi bilmek korku mu yaratıyor? Boş ver geçer dediğimiz sağlık sorunları şimdilerde tahlillerle başlayıp, eczanelerde son bulan maceralara dönüştü.

Bana sorarsanız eskiler daha güzeldi. Tedavilerde her şey doğaldı ve içinde büyüklere olan güven vardı. Şu anda sizlere pek çok kişinin bilmediği bir merhemi anlatacağım.

Zeytinyağı Merhemi

Anadolu’nun tam ortasında 2. Dünya savaşı yıllarının çocuğu olan babam çıplak ayakla oyun oynarken düşer ve ayağının tabanını ciddi bir şekilde yaralar. Bu günlerde olsa operasyon veya dikiş gibi tıbbi müdahaleler gerektirecek bu olay ninemin evinde çözülmüştü. Zeytinyağı merhemi ile sarılıp sarmalanan ayak 15 gün içinde iyileşmişti. Neydi bu merhemin gizemi.

Eskilerde zeytinyağının içine fare cenini atılırmış. Bir müddet sonra bu cenin yağın asidi ile yok olurmuş. Oluşan karışım açık yaraların tedavisinde tartışılmaz bir başarıya sahipmiş. Kapanmaz denen yaralar bir çırpıda iyileşirmiş.

İçeriği her ne kadar itici olsa da bu merhem ile tedavi bana daha sıcak geliyor. Eskiden hastalıkları bilmezdik, cahil cesaretimizle tedavi olurduk. Şimdi de ise kullanılan ilaçların içeriğini bilmiyoruz ve bu cahil cesareti ile ne verilirse içiyoruz.

Sizce hangisi daha mantıklı?

YAZAR BİLGİSİ
ruhan özüarı
1985 yılı Mimar Sinan Üniversitesi (İDGSA) Grafik Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Uzun süren Grafik Tasarım çalışmaları esnasında Fotoğraf Sanatıyla da ilgilendi. Çeşitli sergilerde yer aldı ve iki tane de Fotoğraf Albümü yayımladı.İnsan figürleri ile ölümsüzlük iksirli zeytin ağacını, rölyeflerinde bir araya getirdi. Adı geçen rölyef çalışmaları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 77441489-253.99-101340 sayı 27-05-2016 tarihli yazısı ile Sanat Eseri olarak belgelenmiştir.Okuma sevdasına ek olarak çeşitli yazı ve makaleler de hazırladı. Şiirlerinden oluşan fotoğraf albümünü Özleyince adı altında yayımladı. Önceleri yazipciziyoruz.biz adı altındaki sitede bir dönem arkadaşlarıyla beraber yazılarını yayınladı. 
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.