Osmanlı’dan Günümüze 12 Şerbet

15.06.2021
Osmanlı’dan Günümüze 12 Şerbet

Çekici renkleri, güzel tatlarıyla dünya çapında haklı bir ünü olan Osmanlı şerbetleri günümüz Türk mutfak kültüründe de doğallığı ile öne çıkıyor. Bu lezzetli ve faydalı içecekler, meyve, baharat ve çiçek özlerinden yapılır, şifalı içecekler olarak görülüp hastalıklara ilaç, dertlere deva olarak kullanılır. Ayrıca, sıcak havalarda serinlemek, yemeklerden sonra sindirimi desteklemek için de şerbetler tercih edilir. Şerbetler özel günlerde, kutlamalarda da tüketilir. Osmanlı döneminden beri sevilerek tüketilen şerbetlerin değerli tarifleri değişmeden günümüze dek gelmiştir.

Şerbet”, kelime olarak şurup ve şarap ile birlikte Arapçada “içmek” anlamına gelen “şub” kökünden türemiş. Batı dillerine ise bizden “sherbet” olarak geçmiş. Kışın çuvallarla toplanan kar ve buz, “karlık” denilen derin çukurlara gömülüp üstü keçeler veya otlarla kapatılarak muhafaza edilir, yazın açılarak mutfaklara taşınır, şerbetlere eklenirmiş. Hem şerbet hem de onu karla soğutma yöntemi, 16. yüzyıldan itibaren Avrupa’da da yayılmış. Şerbet kelimesinin bu şekilde İtalyancaya “sorbetto”, oradan da Fransızcaya “sorbet” olarak girdiğine dair bazı bilgiler de var.

1. Ayva Şerbeti

Ayva şerbetinin püf noktası ayvanın çekirdeklerini ve kabuklarını da kaynattığınız şerbete ekleyerek şerbetin kıvam ve renk almasını sağlamaktır. Şerbetinizi iyice soğuttuktan sonra süzerek servis edebilirsiniz. Hekimlerin geçmişte iştah açıcı, güç verici olarak, boğaz ve mide rahatsızlıklarında ve ishale karşı verdiği bir şerbet. Dört ayvanın saplarını ve çekirdeklerini çıkarıp dilimleyin. 1,5 litre suyla ve arzu ettiğiniz tatlandırıcıyla birlikte orta ateşte 25 dakika kadar kaynatın.

Ayvalar iyice haşlanınca tencere içinde ezebildiğiniz kadar ezin. Süzdükten sonra soğutup servis edin. Dilerseniz kaynama aşamasında birkaç dilim elmayı da birlikte kaynatabilir, ayrıca toz tarçınla süsleyip kahvenin yanında ikram edebilirsiniz.

2. Demirhindi Şerbeti

Sağlığa birçok faydası olduğu düşünülen demirhindi sert kabukları olan bir meyvedir, Hint hurması ismiyle de bilinir. Kabuklarından ayrılan demirhindi bir gece suda bekletildikten sonra kaynatılır, şerbete karanfil ve tarçın da eklenir. Ahmet Haşim, meşhur “Vatan” adlı yazısında aynen şöyle der: Bilmem, demirhindi şerbeti ve yoğurtçu sesi olmayan bir memleket hiç insan için vatan olabilir mi?” Bunu der çünkü eski İstanbul sokaklarında demirhindi şerbetçilerinin sesleri eksik olmazdı. Kanı temizleyen, mideyi güçlendiren bu şerbetin ana maddesi bizim demirhindi olarak bildiğimiz Hint hurması aslında.

1 litre içme suyuna 100 gram demirhindiyi kabuklarını soyup atın. Bir gece bekletin. Ertesi gün içine seçtiğiniz tatlandırıcıdan arzu ettiğiniz miktarı, 1 kabuk tarçın, 2-3 tane karanfil, dilerseniz küçük bir parça kabukları soyulmuş taze zencefil atın ve kısık ateşte bir saat kadar kaynatın. Soğuyunca suyunu süzüp buzdolabına kaldırın. Soğuk tüketilmesi tavsiye edilir.

3. Gelincik Şerbeti

Ege bölgesinde yapılan bu şerbet rengiyle göz alır. Gelincik çiçeklerinin sadece taç yaprakları alınır, limon suyu, limon tuzu ve su eklenerek elde edilen karışım kıpkırmızı bir renk alana dek yaklaşık 3 gün ile 1 hafta arası bir kavanozda bekletilir.

4. Gül Şerbeti

Gül şerbeti pişirmeden yapılan bir Osmanlı şerbetidir. Şeker veya balla ovulan gül yapraklarının üzerine limon suyu ve içme suyu eklenerek üzeri sıkıca kapatılır, bir gece buzdolabında bekletilir. Tüketmeden önce ince bir süzgeçten geçirilir. Gül yapraklarının şekerle ovularak, bazı tariflerde 40 gün boyunca güneşte kurutulup kaynatılmasıyla yapılırdı. Basitçe yapabileceğimiz tarifi ise şu: bir avuç gül (kırmızı veya pembe) yaprağını şeker, bal veya tatlandırıcı ile on dakika kadar ovun.

Orta boy derin bir kaba koyun. İçine bir limon suyu ve kaseyi dolduracak kadar içme suyu ekleyip kabın ağzını kapatın veya sitreçleyip buzdolabına kaldırın. Bir gece bekletin, ertesi gün temiz bir tülbentten süzün. Soğuk olarak tüketin. Kahvenin yanında sade veya naneli lokumla misafirlerinize ikram edebilirsiniz. Hekimler, göğsü yumuşatmak, mideyi rahatlatmak ve safra söktürmek için bu şerbeti verirmiş.

5. Reyhan Şerbeti

Yaz aylarında serinlemek için yapılan biraz daha geleneksel lezzetler arayanların imdadına reyhan şerbeti yetişiyor. Mor reyhanla yapılan şerbetin antioksidan özellikleri de sağlıklı içecekler arayanlar gözünde kıymetini biraz daha artırıyor. Reyhan şerbeti, hem yapımı kolay hem de sağlıklı bir içecek olması açısından herkes tarafından tüketilerek, tavsiye ediliyor. Şekersiz bir şekilde ağız içinde gargara yapıldığında, ağız yaralarına iyi geldiği bilinen reyhan şerbeti, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan baş dönmesine ve baygınlığa iyi gelir. Stresten sonra rahatlama ve sakinleşme sağlayan reyhan şerbeti yağ yakmasına da olanak sağlıyor.

Reyhanlar ayıklanıp yıkanır. Kaynayan suya şeker eklenir ve şeker eriyene kadar kaynatılır, şerbete yarım limon sıkılır. Reyhanlar sap ve yapraklarıyla beraber kaynayan şerbete atılır. 1 tarçın ve 3-4 karanfil eklenerek 5 dk kısık ateşte suyun rengi değişine kadar kaynatılır. Reyhan suya rengine verince karıştırılıp, ocak kapatılıp soğumaya bırakılır. Soğuyan şerbet süzülür, buzdolabında bekletilip ikram edilir.

6. Sirkecübin Şerbeti

Osmanlı devrinde sarayda en çok tüketilen şerbet, sirkecübîn şerbetidir. Vücuda dinçlik verdiğine, harareti kestiğine, kanı temizlediğine inanılır, hem şifası hem de lezzeti için içilirdi. Bu enfes şerbet, bal, elma sirkesi ve su karıştırılarak yapılıyor. 1 litre suya, 1 su bardağı elma sirkesi, 2 yemek kaşığı bal katıp iyice karıştırarak elde edebileceğiniz bu şerbeti, yemeklerden sonra veya gün boyu tüketebilirsiniz.

7. Hibiskus Şerbeti

Sıcak su, tarçın, karanfil bir tencereye koyulur ve beş dakika kadar kaynatıldıktan sonra içinden tarçınlar alınarak tencerenin altı kapanır, kurutulmuş hibiskus çiçekleri, limon tuzu ve şeker eklenerek yirmi dakika kadar bekletilir, soğutularak içilir.

8. Kızılcık Şerbeti

Çekirdekleri çıkarılarak ezilen kızılcıklar üzerine sıcak su dökülerek bir gece bekletilir. Ertesi gün ince bir süzgeçten geçirilir ve arzunuza göre bir tatlandırıcı ile lezzetlendirilir. “Kan kusup kızılcık şerbeti içmek” deyimine konu olan şerbetimiz bu. İyice olgunlaşmış kızılcıklar ezilir, çekirdekleri ayıklanır. Derin bir kaba konur ve üstüne sıcak su dökülerek üstü bezle kapatılır. Bir gece oda sıcaklığında bu şekilde bekletilir. Ertesi gün suyu süzülerek, eğer içinde posası biraz kalsın isteniyorsa, delikli bir süzgeçten ezilerek yeni bir kaba alınır. İçine şeker veya bal eklenip soğuk servis edilir.

9. Koruk Şerbeti

Çok faydalı olduğu düşünülen koruk yani olmamış üzümün şırası, ekşisi gibi şerbeti de yapılır. Koruk şerbeti yaparken önemli olan şeker veya arzu ettiğiniz başka bir tatlandırıcıyla beraber kaynattığınız su soğuduktan sonra koruk suyunu eklemenizdir. Olgunlaşmamış ekşi üzüm olan koruk, bugün Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde hâlâ suyu çıkarılıp içilen, ekşisi, şırası ve şerbeti yapılan bir meyve. Geçmişten bugüne vücuttaki ödemi attırdığı ve balgamı çözdüğüne inanılıyor.

Bir kilogram koruğu, salkımından ayırıp iyice yıkayıp temizleyin. Ardından havanda ezebilir veya katı meyve sıkacağında sıkabilirsiniz. Çıkan suyu süzün. Bir litre suyu seçtiğiniz miktarda tatlandırıcı ile 25 dakika kadar kaynatın. Soğuduğunda içine koruk suyunu atıp karıştırın. Soğuk olarak servis edilir. Dilerseniz elma dilimleri, taze nane veya rendelenmiş limon kabuğuyla da sunabilirsiniz.

10. Nane Limon Şerbeti

Hoş kokusu ve mideyi rahatlatmasıyla bilinen nane, en ferahlatıcı şerbetlerden birine de hayat verir. Üstelik bu şerbeti kolayca hazırlayabilirsiniz. Nane yaprakları, limon suyu, içme suyu, karanfil ve bal bir şişeye koyularak iyice karıştırılır, soğutarak tüketilir.

11. Safran Şerbeti

En kıymetli baharatımız safranın başrolde yer aldığı bu şerbeti yapmak için; reyhan ve safran yapraklarının üzerine limon suyu ve kaynar su eklenir, suyun soğuması beklenir. Su ılıdıktan sonra içine toz şeker eklenir ve süzülür.

12.Tarçın Şerbeti

Birçok şerbete eklenen tarçın Türk damak tadına çok uygun bir baharat olduğu için tarçın şerbeti şeklinde de tüketilir. Karanfil ve çubuk tarçın bal ile beraber kaynatılır, süzülerek içilir. Kabuk tarçın, hemen hemen tüm meyve şerbetlerine, kaynatma aşamasında eklenebildiği gibi tek başına şerbeti de yapılabiliyordu. 1 litre suya 2 kabuk tarçın, 5 karanfil ve seçtiğiniz tatlandırıcıdan 1 yemek kaşığı ekleyip 20-25 dakika kadar kaynatın.

Meyve karışımlı tarçın şerbeti yapmak isterseniz içine yarım elma, ayva veya armut da ekleyebilirsiniz. Kaynadıktan sonra süzüp dilerseniz sıcak, dilerseniz soğuk tüketebilirsiniz. Hekimler bu şerbeti hastalarına, vücudu ısıtmak, terletmek, gaz söktürmek için verirlermiş.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.