Edebiyat

15.01.2021
Edebiyat

O gece gökyüzü bir başka ağlatmıştı. Canımı alırcasına ıslatmıştı ellerimi. Acırcasına bir körlüktü bu. Var olmak için sebepsizdi yıldızlar. Varlıkları, aptal bir dileğin gerçek olması için ellerini birbirine kavuşturup çenesine dayamış kapalı gözlerle fısıldayan masum dudaklardan fazlasını hak ediyordu. Zavallı alevde tir tir titreyen aciz ruhlar şimdi ulaşmayı diliyordu gökyüzüne.

İnce, uzun parmakları gecenin sırtında gezinirken ağlamaktan şişmiş, ala çalan yüzü bıçak yarası gibi inletiyordu sesini. Vaz mı geçmek istiyordu? Yok muydu artık dayanacak gücü? Gülmek de istemiyordu artık. Gün yüzünü çoktan unutmuştu. Bu yağmurlar çoktan kurutmuştu çiçeklerini. Kararını vermişti. Bu dünya sessiz bir cesedi çoktan hak etmişti.

Hızlı nefesleri arasında düşündü. Kaynar suyun içinde tir tir titreyen beden ona mı aitti? Dudaklarında alaycı bir tebessüm belirdi. Bu yanın bakışların sahibini şimdi hatırlamıştı. Elinden tutamadığı çocukluğuna beyaz kutularda miras bıraktığı lekeli anıları bahşederek gözlerini yumdu. Kısık seli bir özür ve merhametsiz bir elveda ile…

ETİKETLER: Beyaz, Gece, Kırmızı, Siyah
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.