Avrupa’nın En Düşük Emeklilik Maaşı: Türkiye’de Sistemi Cömert Değil
Türkiye’deki emeklilik sistemiyle Avrupa’daki en düşük maaş arasındaki farkı, cömertlik eksikliği ve beklentileri ayrıntılı analizle ele alıyoruz.
Almanya, Avrupa ekonomisinin lokomotifi olarak görülsede emeklilik gelirleri söz konusu olduğunda beklenmedik biçimde düşük bir konumda yer alıyor. OECD’nin son raporuna göre emeklilerin çalışma yıllarındaki net gelirlerinin yaklaşık yarısını almaları söz konusu. Bu durum, emeklilikteki satın alma gücü açısından ülkenin pek çok komşusunun gerisinde kalmasına işaret ediyor.
Rapor, emeklilik sisteminin teknik olarak sağlam görünmesine rağmen, maaşların satın alma gücünün birçok ülkeden geri durumda olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelir grubundaki emekliler için yoksulluk riski giderek büyüyor.
Emeklilik Maaşı, Çalışma Dönemindeki Gelire Göre Çok Düşük
Görülen en kritik göstergelerden biri, emeklilik maaşının çalışma hayatındaki net gelire oranı. Alman bir çalışan emekli olduğunda, önceki yıllarda kazandığı net gelirin sadece yaklaşık yüzde 53,3’ünü elde edebiliyor. Karşılaştırmalı olarak Fransa’da yüzde 70, İtalya’da yüzde 79, İspanya ve Avusturya’da ise yüzde 86’nın üzerinde bir oran söz konusu. OECD’nin genel ortalaması ise %63,2 olarak kaydedildi. Bu bağlamda Almanya, bazı ülkelerin çok daha yüksek oranlar sunduğu bir tablo çiziyor.
Neden Bu Fark
Analistlere göre temel neden, emeklilik sisteminin yapısında yatıyor. Almanya’da emeklilik bir kısmı “Umlageverfahren” olarak adlandırılan bir modele dayanıyor; çalışanın primleri şu anda yaşayan emeklilerin maaşlarını karşılıyor. Pek çok Avrupa ülkesinde ise bu modele ek olarak fon birikimine dayalı ikinci bir basamak bulunuyor ve bu sayede emeklilik dönemi gelirleri artırılıyor.
OECD Sosyal Politika Direktörü Monika Queisser, rapordaki bulguların sürpriz olmadığını dile getirerek son yirmi yıldır Almanya’ya benzer eleştirilerin yapıldığını belirtti. Queisser, “Almanya’nın emeklilik sistemi cömert değil, özellikle düşük gelir grubundakiler için” dedi ve tablodaki kırılgan kesimin düşük maaşlı çalışanlar olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca Danimarka’nın düşük gelirli emeklilere yüksek devlet katkısı sunduğunu ve Yeni Zelanda’nın tüm emeklilere ortalama gelirin yaklaşık %40’ı düzeyinde temel bir maaş verdiğini hatırlattı.