Sponsorlu

 


Teknoloji Haberleri 

Ticari Kredilerde Sorun Bitmiyor: Tüketici Kredileri de Sınırlanır mı? Kredi Faizleri Düşer mi?

Son 1 yılda yaşananları artık herkes ezbere biliyor. Ezbere de gerek yok içinde yaşıyor. Bireysel tarafta sınıf değişiminden, alım gücündeki …

Ticari Kredilerde Sorun Bitmiyor: Tüketici Kredileri de Sınırlanır mı? Kredi Faizleri Düşer mi?

Son 1 yılda yaşananları artık herkes ezbere biliyor. Ezbere de gerek yok içinde yaşıyor. Bireysel tarafta sınıf değişiminden, alım gücündeki düşüş, barınma, gıda hepsi zaten yaşanılan durumlar. Ticari taraftaysa yer yer tartışmaların sesleri yükselince iş hayatının içinde olmayanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor. 

Üretime yönelik bir modellemeyle faizlerde dünyanın Mersin’e gittiği ortamda biz tersine gitmeyi tercih ettik. Kur patladı, enflasyon azdı derken, ekonomistler olmaz dese de ekonomi yönetimi, enflasyonla dedi, enflasyona rağmen dedi, enflasyon değil hayat pahalılığı dedi ancak sonunda Türkiye Ekonomi Model’inden vazgeçilmedi.

Üretimde finansman ihtiyacıyla ilgili yakın dönemde sesler yükselmiş kredilerde sorunların olduğu duyulmuştu

Akabinde Merkez Bankası devreye girerek önce kamu bankalarını reel sektörle bir araya getirmiş, ardından aylarca ara verilen faiz indirimine dönülmüş devamında da düzenlemeler yapılarak bankaların kredi faiz oranlarını makul tutmaya ayrıca belli alanlara kredi vermeye yöneltilmesi amaçlanmıştı. Peki tüm bunlar işe yaradı mı?

Kredi faizlerindeki düşüş kalıcı mı? İş dünyası kredilere ulaşabiliyor mu?

Dünya’da Burcu Göksüzoğlu’nun Finans Sohbetlerinde konuk ettiği Nurol Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt, faizlerdeki düşüşü, belli grup kredilerde tatbik edilen bir oran olarak değerlendirirken, zorlamalarla oluşan bir faiz ortamı olduğunu enflasyonun da çok altında olmasına karşın asıl sıkıntının krediye ulaşamaması olduğuna değiniyor. Yine firmaların gerekli finansman kaynaklarına ulaşmakta sıkıntı çektiğini belirten Akkurt, istenilenin de biraz bu yönde olduğunu söylüyor. 

Büyüme odaklı olan modelde ‘daha hızlı’ büyümenin önüne geçilmeye çalışıldığını belirtiliyor.

Merkez Bankası’nın faiz indirimi ekonomiyi destekliyor mu? Kredi faizleri politika faizine doğru geriler mi?

Ziya Akkurt, bu durumu ‘dar alanda kısa paslaşmalar’ benzeri ‘gri’ olarak yorumluyor. Belirli bir alandaki kredilere daha düşük bir faiz uygulanmasını, dar bir koridorda rahatlık olarak tanımlıyor. 

Kredi faizlerinin Merkez Bankası politika faizine yakınsamasının da matematiksel olarak mümkün olmadığını belirtiyor. Ancak istisnalarla gerçekleşebileceğini öngörüyor.

Kredilerde artış mümkün mü? Bireysel kredilerde nasıl bir yön izlenebilir?

Akkurt, kredi büyümesinde artışın enflasyon etkisiyle nominal olarak büyüdüğünü döviz kredilerde de bunun kur artışı kaynaklı bir büyüme olduğunu ayrıca enflasyonun üzerine çıkmadan reel büyüme olmadığını belirtti. 

Tüketici kredileri için de deneyimli banka yöneticisi, kredi kartlarının da etkisiyle hem öne çekilen talebin etkisi olduğunu, bu dönemden sonra tüketici kredilerde borç kapama, nakit düzenlemelerinin etkili olacağını düşünen Akkurt, artış öngörmüyor.

Tüketici kredilerine müdahale gelir mi?

Ziya Akkurt, kredilerde sınırların çizildiğini, böyle bir sınırlamanın kredi sirkülasyonunda sorun yaratabileceğini ya da makroekonomik verilere etki edebileceğini düşünüyor. Sorunlu tarafın ticari krediler olarak görüldüğünü bir benzer düzenlemelerin de 2010-2011 yıllarında yapıldığını ancak bunun yine de sorunlara çare olmadığının o dönemde de görüldüğünü belirtti.

Reel sektör temsilcileri krediye ulaşım için ne söylüyor?

Dünya’da Osman Kılıç haberine göre, İstanbul Kimya İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, tüm sektörlerin ana sorununun finansmana erişim olduğunu söyledi. Özellikle KOBİ’lerin bu konuda öne çıktığını belirten iş insanı, sermaye yeterliliklerine ayrıca nakit akış düzenine dikkat çekti. 

Emtia fiyatlarındaki artışa, lojistik maliyetlerinin eklenmesi, AB’de beklenen durgunluğa son olarak da finansmana ulaşımdaki sıkıntıların katılmasıyla zor bir kış beklendiğini açıklayan Pelister, ‘ihracat sıkıntısı yaşanabilir’ dedi.

Adeta KOBİ’ler kanat çırpsa, büyümede fırtına kopar!

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, sektörde 40 bin üreticinin 15 bininin ihracatçı olduğunu ayrıca bunun yüzde 90’ının da KOBİ olduğu söylerken, KOBİ’lerin finansmana erişiminin her dönem sıkıntılı olduğunun altını çizerek, küresel konjonktürde rekabetçi olmanın ayrıca finansmana öne çıktığını belirtiliyor.  

Ekonomik gelişmelerin en çok KOBİ’leri etkilediğini söyleyen Güleç, bunu ‘kelebek etkisi’ne benzetiyor. Büyüme, ihracat gibi tüm sayıların birbirine bağlantılı olduğunu vurgulayan sektör temsilcisi ekonomi yönetiminin  bu konuda tedbir alması gerektiğini belirtiyor.

2022 Şubat ayında Kredi Garanti Fonu (KGF) toplam 60 milyar TL’lik 3 ayrı kredi kefalet paketini Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamıştı.

Paketlerin kapsamında

  • İmalata Dayalı İthal İkamesi Destek Paketi: Teknoloji Odaklı Sanayii Hamlesi Programı kapsamındaki işletmeler ile ​İstanbul hariç imalat sanayi yatırımları

  • İşletme Harcamaları Destek Paketi: KOBİ ayrıca KOBİ dışı firmaların işletme sermayesi ihtiyaçları

  • Yatırım Destek Paketi: Öncelikli imalat sanayi ayrıca ihracatçı işletmelerle yatırım yapmayı planlayan KOBİ ayrıca KOBİ dışı işletmelerin harcamaları

  • İhracat Destek Paketi: İhracatçı veya döviz kazandırıcı sektörlerdeki KOBİ’lerle ihracat potansiyeli taşıyan KOBİ’lere destek paketleri bulunuyordu.

Şu dönemde de benzer bir KGF paketi hazırlandığı, işletmelerin 3 ayrı kategoride ele alınarak, KOBİ, imalatçı ayrıca ihracatçılara öncelikli 50 milyar lira büyülüğünde olacağı belirtiliyor.

İmalat tarafında da sanayi üretim rakamlarının beklentileri karşılamaması nasıl değerlendiriliyor?

Dünya’da Alaattin Aktaş, ‘Sanayi üretimindeki değişimi nasıl okumalı?’ başlıklı yazısında anlatıyor. Verinin üretim düzeyi ayrıca eğilimini görmek için önemli olduğunu vurguluyor. Ancak çok daha önemli bir başka göstergeye dikkat çekiyor. 

TÜİK sanayi üretimi verisinde 2015 yılını baz aldığından ortalama 100 ile 2022’nin ortasında tam yedi bu yılın ardından endeksin (ilk yedi aylık süreçler baz alınarak) 137 olduğuna dikkat çekiyor. Yedi yılda üretimin yüzde 37 artmasıyla ortalama yıllık artışın yüzde 4,6 olduğunu hesaplıyor ayrıca şöyle söylüyor: 

2015 ortalamasını yılın temmuzundaki düzeyle kıyaslarsak yıllık ortalama büyüme çok çok daha az. Sanayi üretimi temmuzda çok düştü düşmeye de, artmış olsa bile hangi düzeye geldiğine bakmak gerekiyor.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tiktok izlenme hilesi deneme bonusu deneme bonusu deneme bonusu deneme bonusu veren siteler deneme bonusu