Türk Lirası İçin Japonlardan Gelen Yeni Yatırım
Türk Lirası için Japonlardan gelen yeni yatırımın ayrıntılı analizi: etkileri, riskler ve gelecek öngörüleriyle kapsamlı bir rehber.
Bir Türk lirası rüzgarı, geçmişte yaşanan büyük kayıplara rağmen yatırımcıların dikkatini yeniden Japon yenine yönlendirdi. Bu yıl yen karşısında liranın yüzde 16’nın üzerinde değer kaybetmesi, Tokyo’nun risk iştahını tetiklemesiyle günün en aktif varlıklarından biri haline geldi. Tokyo Finansal Borsa verilerine göre, 12 Kasım itibarıyla lira-yen paritesine bağlı yaklaşık 900 bin vadeli marjin kontratı açılmış durumda ve bu rakam tarihî zirvelere yakın seyrediyor. Uzmanlar, yüksek getirili beklentinin yatırımcıları yeni bir toplu kayıp riskine savurabileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak – Gazete Oksijen Japonların aşırı gelir beklentisi var. Günlük lira-yen pozisyonlarının toplam değeri yaklaşık 32,8 milyar yen (yaklaşık 212 milyon dolar) seviyesinde belirtildi. Ancak liranın sürekli değer kaybetmesi nedeniyle bu tutarın gerçekteki yatırım büyüklüğünü olduğundan daha düşük gösterdiği düşünülüyor.
Yatırımcılar geçmişteki sert düşüşleri unutmuyor; uzmanlar ise yeni bir “patlama” riskine dikkat çekiyor. Örneğin 19 Mart’ta Türkiye’de Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından lira günlük yüzde 11 değer kaybı yaşarken, lira-yen uzun pozisyonları yüzde 26 düşüş göstererek 2018’den bu yana en sert günlük kaybını kaydetti. Neden Türk Lirası tercih ediliyor? Yatırımcıların liraya olan ilgisi, yüksek getiri potansiyelinden kaynaklanıyor. Lira, yen karşısında yıllıklandırılmış üç aylık dönemde yüzde 30’un üzerinde kazanç sağlarken, Japonya’daki yerel getiriler aynı dönemde yüzde 1’in altında kaldı. Diğer carry trade fırsatları, örneğin Brezilya reali, spot getiride liranın önünde olsa da faiz getirileri liranın gerisinde kaldı. Yatırımcılar memnun, uzmanlar uyarıyor.
Hyogo bölgesinden amatör yatırımcı Masahiro (41), zamanlamaya dayalı bir strateji izlediğini belirtti: “Liranın güçlendiği gün satıyorum, zayıfladığında yeniden alıyorum. Ne kadar uzun tutarsan o kadar kar ediyorsun.” Masahiro, Japonya’nın para piyasasına müdahale ihtimalini de göz önünde bulunduruyor. Dolar karşısında 155 seviyesine gelen yen, müdahale edilirse hızla güçlenebilir ve tüm para birimlerinde sert hareketlere yol açabilir. Onun amacı net: “Müdahale gelmeden çıkış yaparım.” Ancak deneyimli analistler, bu tür zamanlama stratejilerinin çoğu yatırımcı için felaketle sonuçlandığını ifade ediyor. Ebury’nin piyasa stratejisi direktörü Matthew Ryan, Japonya’nın döviz müdahalesinin ciddi risk oluşturduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Yen kısa pozisyonlarının en büyük düşmanı müdahaledir. Ani bir geri dönüş, carry trade pozisyonlarını saniyeler içinde yok edebilir.”
Türkiye’ye yansımalar neler? Enflasyonla mücadelede ilerleme kaydedilse de ekim ayında yıllık enflasyon yüzde 32,9 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca altına olan talep ve değer artışı, ekonomistlerin işini zorlaştırıyor. Buna rağmen Türkiye ekonomisi, liranın enflasyonun altında değer kaybettiği bir durumu sürdürüyor ve bu “reel değerlenme” stratejisini koruyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, carry trade’lerin cazip olduğuna dair görüşlerini geçmişte paylaşmıştı. Niigata bölgesinden Takanori ise geçmişteki kayıplara rağmen yüksek getiriyi aramaktan vazgeçemediğini belirtiyor: “Geçmiş kayıplarımı telafi ettim, şu an pozitifteyim. Aylık yaklaşık %10 kazanıyorum.”
