Nikita’nın Gölgesinde: Anna Film İncelemesi

Nikita’nın Gölgesinde: Anna Film İncelemesi

Anna Poster

Geçtiğimiz hafta vizyona giren ve ünlü yönetmen Luc Besson’un he yazıp hem de yönettiği Anna, 1990’da soğuk savaş döneminin sonlarında geçen bir ajan, aksiyon filmi. Filmin başrolünde son zamanlarda soğuk güzelliği dikkat çeken Sacha Luss yer alırken güzel oyuncuya Luke Evans ve Cillian Murphy eşlik ediyor. Filmin konusu Rus pazarında matruşka bebek satarken, büyük bir mankenlik ajansının yönetici tarafından fark edilmesi ve model olması gibi görünse de filmdeki olaylar bu noktadan sonra karışıyor ve filmin sonlarına doğru ne Anna ne de seyirci, o Rus kızının ne olduğunu anlayamayacak seviyeye geliyor.

Anna’ya getirilen en büyük eleştirilerden biri de olayların bir noktadan sonra oldukça komplike bir hal alması. Özellikle Anna’nın da içine düştüğü durumdan kurulmak istemesi, istemeden de olsa iki ülke ajanları arasında mekik dokumasına ve hikayenin de karmaşıklaşmasına neden oluyor. Hikayeden bahsetmeden önce ise oyunculuklara da değinmek gerekir.

Anna filminden bir kare

Gerçek Bir Rus

Başrolde gördüğümüz Sacha Luss, oyunculukta yeni gördüğümüz yüzlerden birisi. Tıpkı filmdeki gibi kendisi de aynı zamanda model olan Sacha Luss, film kariyerine ilk kez 2017 yılında vizyona giren Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu filmi ile adım atmıştı. Anna’da ise başrolü kapan güzel yıldızın, filmde de bir Rus’u canlandırması tesadüf olamaz. Oyuncu seçiminde isabetli kararlar veren Luc Besson’un güzel yıldıza eşlik etmesi için seçtiği bir ünlü oyuncu ise Luc Evans. Filmde KGB ajanı Alex’in canlandıran oyuncunun yanı sıra Cillian Murphy ise CIA ajanı rolünde karşımıza çıkıyor. İkisi de Anna’na vazgeçemeyeceği bir teklif yapıyor. Aynı zamanda ikisi de Anna’nın güzelliğinden oldukça etkileniyor. Filmde en büyük saygıyı ise Helen Mirren hakkediyor. KGB’nin başındaki ismi oynayan tecrübeli oyuncu ise filme ayrı bir hava katmış. Sadece onun oynadığı sahnelerde bile filmin akışı oldukça seyredilebilir ve kaliteli oluyor.

Ayrıca Bakınız:  30 Dakikanızı Almayacak Komedi Dizileri

Anna alternatif poster

Daha önce izleyicinin karşısına Nikita ile çıkmış ve oldukça beğenilen filmde yine mahkum edilmiş bir suçlu olan Nikita’nın gizli ajan olmasına doğru ilerleyen hikayesini anlatan Luc Besson, Anna ile yine aynı havayı yakalamak istemiş mi bilinmez ama filmin bir Nikita olmadığı hatta çok altında bir film olduğunu söylemek yanlış olmaz. Filmin fragmanından sonra her ne kadar John Wick ve Atomic Blonde karışımı bir hava hissedilse de film bu iki filme de yaklaşamıyor. Rusya’da yaşamını sefalet içerisinde geçiren bir kızın, ajanlık teklifi alması ile ilerleyen olaylar, özgür olmak için çıktığı yolda hikaye de yer yer karışıyor. KGB ajanlığından CIA ajanlığına, modellikten bebek satıcılığına, izleyici bir yerden sonra Anna’nın bu hızlı yaşamına alışmakta zorluk çekiyor. Üstelik özgür olmak isteği ise filmdeki hikayenin ana konusunu dolduramayacak kadar zayıf kalıyor.

Bir Luc Besson Filmi

Luc Besson belki de bu filmde bir Nikita değil ama aynı soğuk havanın, şehrin ve atmosferin yansıtıldığı güzel bir film yansıtmış. Oyuncuların da iyi bir performans sunduğu filmde, yer yer kodamana adamlara kafa tutan zayıf ve çevik bir ajanın, gerçeğe çok yakın olmayan koreografisi yer alsa da izleyicinin çok beklenti içine girmeden, keyifle izleyebileceği bir film sunuyor. Özellikle bir Rus olmasından dolayı gerçekçilik anlamında oldukça iyi bir rol ortaya koyan Sacha Luss ve Helen Mirren gibi önemli bir oyuncunun da filmde rol alması, filmin izlenebilirliğine katkı sağlayan unsurlar olarak yer alıyor.

Ayrıca Bakınız:  En İyi Korku Filmleri - Mutlaka İzlemeniz Gereken Filmler

Unutmadan filmde Türk bir oyuncu da seyircilerin gözünden kaçmıyor, açılış sahnesinde rol alan Cansu Tosun ise filmde biz Türk izleyicilere bir sürpriz yapıyor.

 

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.