Geleceği Söylenen ve Gelmesi Planlanan Sıcak Para Girişi Ekonomiyi mi Siyaseti mi Isıtacak?

Geçen haftadan bu yana rezervlerde artış spekülatif tartışmalara yol açarken, TCMB’nin açıkladığı ödemeler dengesinde cari açıkla birlikte net …

Geleceği Söylenen ve Gelmesi Planlanan Sıcak Para Girişi Ekonomiyi mi Siyaseti mi Isıtacak?

Geçen haftadan bu yana rezervlerde artış spekülatif tartışmalara yol açarken, TCMB’nin açıkladığı ödemeler dengesinde cari açıkla birlikte net hata noksan oranı da tartışmalara neden olmuştu. Dolar/TL’de 3 haftadır izlenen yatay seyir uzmanları tedirgin ederken, söylenti bazında kalarak yurt haricinde geldiği iddia edilen dövizin de kaynağı halen araştırılıyor. 

Ekonomi uzmanları Atilla Yeşilada, Ceyhun Elgin, Alaattin Aktaş, Bilge Yılmaz ayrıca Ankara kulislerinden Murat Yetkin, paranın kaynağını, girişinin etkilerini ayrıca ekonominin durumunu irdeliyor.

“Sıcak paraya bağımlıyız”

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin, Birgün’e aktardığı görüşlerinde 2001-2022 arasında sıcak paraya Türkiye’nin fazla bağlı bir ekonomi olduğunu belirtiyor. Bu şekilde devam edince sıcak para gelmediğinde durumun kötüye gittiğini belirten Elgin, bir bağımlılığın bitişi için sadece söylemenin yetmediğini hatırlatıyor. Elgin, sözlerine şöyle devam ediyor:  

Cari açık vermeye devam ediyoruz. Bu bir muhasebe denklemi. İhracatımız ithalatımızdan düşük ayrıca daha fazla döviz ödüyoruz. Bu paranın bir yerden gelmesi lazım. 

Sermaye girişinde farklı yollar olduğunu anlatan Elgin, bu yolları açıklarken son dönemdeki gelişmelerin tablosunu da çiziyor?

İlki sıcak para, yani portföy akımları gibi gelirler olurken, devlet, şirket tahvilleri ya da borsa. Bizlere öncesinde doğrudan yatırımından çok portföy akımları şeklinde giriş daha çoktu. Turizm gelirleri önemli ki bu yıl beklenti vardı ancak tek başına yeterli değil.

Varlık Barışı gibi uygulamalar sıcak para girişine ne kadar ihtiyacımız olduğunu da gösteriyor. Cari açığı kapatacak dövizimizi yok. Petrol ayrıca doğal gaz ithal ediyoruz, kaynağa ihtiyaç var ayrıca döviz lazım.

Sıcak para olmadı o vakit başka yol nedir? Ülke ülke dolaşıp para arıyoruz. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerden beklenti var. Rusya’dan geldiği söylentileri var. Şeffaf değil bilmiyoruz. Sıcak para değil belki ama bu kez jeopolitik anlaşmalarla ödünler veriliyor. Suudi Arabistan’la ne konuşuldu? Rusya ile koşullar ne? Bilemiyoruz tabii.

“Rusya ya da Suudi Arabistan’dan milyar dolarlar gelse bile ancak enflasyonu patlatmaya yarar.”

Ünlü Ekonomist Atilla Yeşilada, Dr. Artunç Kocabalkan ile konuştukları Youtube yayınında, yurt haricinde geldiği ya da geleceği söylenen paralar için kapsamlı bir istikrar paketi olmadan olmayacağını söylerken, ‘Rusya ya da Suudi Arabistan’dan milyar dolarlar gelse bile ancak enflasyonu patlatmaya yarar. Rus-Arap parası Erdoğan’ı kurtarmaz’ derken, ‘Rusya’dan daha fazla para gelebilir. Rusya’nın bizden ‘yaptırım’ beklentisi var ama Suudi Arabistan’ın Türkiye ile ilgili bir beklentisi yok. Diyelim, Rusya’dan 50 milyar dolar geldi. Bu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçim kazandırır mı? Kazandırmaz. Tek oy bile getirmez. Yüzde 80 enflasyon üretiyoruz, para geldi, harcamaları iki misline çıkardın, ne olur enflasyon? Yüzde 160. Harcamalar cari açığa sıçradığından Putin’in verdiği paranın büyük bölümü cari açığı finanse etmeye gider. Ve gelecek paranın büyük bölümü iktidara yakın isimlere gider dedi.

Dolar/TL düşerse ya da TL değer kazanırsa, Yeşilada seçim sonuçlarını nasıl öngörüyor? KKM’de çözülme beklendiğini ünlü ekonomist nasıl açıklıyor?❓

TL’nin değer kazanması Erdoğan’a oy kazandırmaz. Halkın derdi işsizlik, yoksulluk. Bunları TL değer kazansa da çözemiyorsun. TL’nin değer kazanması da bundan sonra enflasyonu körükleyecek bir etki yapacaktır.

Kredi miktarı enflasyon denetlemesinde kullanılmaya başladı iş dünyasının şikayetleri de bundan

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında bir finans satrancı oynanıyor. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a ‘aldığın kararların faturasını seçimden sonra benim kazanacağım döneme atamazsın, kendi döneminde sonuçlarıyla yüzleş’ diyor. Marttan itibaren seçimlere yaklaştıkça KKM’den çok hızlı bir çözülme görülecek.

Deneyimli Ankara gazetecisi Murat Yetkin de kendi internet sitesi Yetkin Report’ta 55 milyar dolarla seçim alınır mı? sorusunu soruyor?

Yetkin, hükümetin 55 milyar dolarlı nereden bulacağını ayrıca hesap ettiklerini yazarken, hayat pahalılığı ayrıca enflasyonla mücadelenin etiketlere bağlandığı bir ortamda neden 50, 60 değil de 55 açıklıyor. 

Deneyimli gazeteci seçime en fazla 10 ay kaldığını Ankara kulislerinde 14 Mayıs yılından bahsedildiğini de belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öngördüğü gibi ekonominin 2023 başında düzelmesi ile kazanmak için dışarıdan kaynak gerektiğini açıklıyor ayrıca Merkez Bankası son piyasa katılımcı anketine değiniyor. 

55 milyar doların ekstresi de Yetkin’e göre şu şekilde:

Suudi Arabistan’dan 20, Katar’dan 15, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ayrıca Rusya’dan ise 10’ar milyar dolar.

“Paranın ucu Temmuz sonunda Rusya’dan göründü”

Akkuyu’da yaşananlar İçtaş tasfiyesi, Akkuyu’nun kim ait olduğu özelinde Enerji ayrıca Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in açıklamaları gibi konulara da değinen Murat Yetkin, BAE’den Kalyon Holding’in enerji şirketine yüzde 50 ortak olunmasına da dikkat çekiyor. 

Anlaşmaların siyasi boyutu için de Erdoğan’ın Soçi’de Putin’le görüşmesi sonrası Rusya’da yapılan “Erdoğan’ın seçim kazanması Rusya’nın çıkarına” yorumlarını hatırlatırken, başkanlığını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı Türkiye Varlık Fonu’nun da 55 milyar doların tamamlanmasında rol oynayıp oynamayacağını da sorguluyor.

“Üç buçuk yılda 23 milyar dolarlık dövizin hangi kaleme yazılacağını nasıl oldu da bulamadınız?”

Dünya’da Alaattin Aktaş da ödemeler dengesi verisinde verilen açıkla birlikte dikkat çekerek 17,5 milyar dolarlık net hata noksana kalemine değiniyor ayrıca Merkez Bankası’na yetkililerine soruyor:

Üç buçuk yılda 23 milyar dolarlık dövizin hangi kaleme yazılacağını nasıl oldu da bulamadınız? Yoksa buldunuz da bunu ilgili kaleme yazamıyor musunuz? Yazamıyorsanız burada yasal olmayan, mevzuata aykırı bir durum mu var? Bu mu elinizi kolunuzu bağlıyor?

Sermaye kontrolünden bahsetti!

İyi Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bilge Yılmaz, Sözcü’de Ruhat Mengü ile yaptığı röportajda Türkiye Ekonomisi için, ‘Yanlış yönetimin bedelini millet ödüyor’ derken, ‘Artık öyle bir yerdeyiz ki sadece doğru para politikasına dönmekle de çok zor. Çok daha büyük problemlerimiz var’ açıklamasını yaptı.

Yılmaz, KKM’ye dair gittikçe bedelin ağırlaşacağını ayrıca eninde sonunda biteceğini söyledi. Dolar sıkıntısı olduğuna değinen Yılmaz, uzun vadede doların ‘tam teşekküllü olarak sermaye kontrolüne gidilmezse’ artacağının ortada olduğunu da öngördü.

“Dolar biraz yay gibidir, yayı gerdikçe fırlar”

Yılmaz’ın dikkat çektiği diğer bir konu da son 6 ayda ciddi bir servet transferi yapıldığı olurken, kazanan ayrıca kaybedenlerin devlet tarafınca belirlendiğini ancak bu gidişle herkesin kaybedeceği günlerin de yakın olduğunu söyledi. 

‘Dolar karşısında birçok ülkenin parası etkilenmezken, TL değer kaybetmeye devam ediyor’ diyen Yılmaz, deneyimli ekonomistlerin “dolar depremine gidiyoruz”uyarısına karşın, doların piyasa koşullarında belirlenmediğini söyledi. Değişik yollardan baskı olduğunu söyleyen Bilge Yılmaz, ‘Doları sonsuza kadar tutamazsınız, biraz yay gibidir, yayı gerdikçe fırlar gider, yani kısacası eğer Türkiye bir noktada sermaye kontrolüne geçmezse bu şekilde doları tutmak mümkün değil’ dedi.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.