Sponsorlu

 


Teknoloji Haberleri 

Derin Devlet Sözleri: Derin Devletle Alakalı Sözler

Derin Devlet Sözleri: Derin Devletle Alakalı Sözler

Derin devlet sözleri: Derin devlet üzerine çok konuşulan anlamlı bir konudur. Pek çok tarihi romanda ve hikayelerde devletle ilgili manalı sözler bulunmaktadır. İşte sizler için en güzel derin devlet sözlerini derledik.

Derin Devlet Sözleri

Derin Devler Sözleri

1) Asırlar boyu devleti yönetenler, Şeyh Edebali’nin daha kuruluş aşamasında Osman Gazi’ye ve onun şahsında tüm yöneticilere yaptığı derin tavsiye bu konuda kendilerine rehber oluyordu… Hayatın en kutsal varlığı insandı ve devlet insanın hizmetinde olmalıydı. Şeyh Edebali, yaradılış hikmetini tek cümleye sığdırmış ve Osman Gazi’nin yüreğine üflemişti:
“Oğul Osman, insanı yaşat ki, devlet yaşasın!”
Kendini bilen her Osmanlı padişahı, Şeyh’in asırları kuşatan bu öğüdünden ilham alıyor, devletin insanları mutlu etmek ve huzur içinde yaşamalarını sağlamak gibi bir görevi bulunduğuna yürekten inanıyorlardı.

2) Yaranız kısa sürede kapanacak Müşir Hazretleri, üzülmeyiniz.
– Ama şuradaki yaram hiçbir zaman kapanmayacak, Hasip, ben yüreğimden yaralandım.

3) Cumhuriyet elitlerinin ulus devlet eliyle gerçekleştirmeye çalıştığı modernleşme projesi, bu yüzden derin bir yabancılaşma tarihidir. Saf medeniyet ve muhayyel Türk tipolijisine bir türlü uymayan Anadolu insanı, Türküyle, Kürdüyle, Müslümanıyla, Hristiyanıyla, bu tek-tipleştirme projesine karşı genellikle mesafeli olmuş, bazı dönemlerde aktif ve pasif direniş göstermiştir. Böyle durumlarda devlet güç kullanmaktan kaçınmamış, İstiklal Mahkemeleri’nde gördüğümüz üzere “ibret-i âlem” olsun diye şapka yahut sakal yüzünden onlarca insanı idama mahkûm etmekten çekinmemiştir.

4) Hükümet kerhane önünden geçiyor, devlet erketeye yatıyor, vatandaşa da dut yemek düşüyordu.

5) Gelişmek için Avrupa’yı taklit etmeye ihtiyaç yoktu. Kaldı ki, Avrupa’nın tekniği değil; kültürü, medeniyetinin kötü taraftarı ve kılığı taklit ediliyordu.”

6) “Millet, Batı istikametinde yıllar boyu ite-kaka yürütüldü. Sonuç: Kültürden kaçan, kütüphanelere mezarlık gözüyle bakan… bir toplum… Şark’ı küstüren, Garp tarafından da reddedilen az gelişmiş bir ülke ve boşlukta bırakılan nesillerin Batı’nın ‘izm’leriyle birbirini vurması…”

7) Herhangi bir köylüden farksız, bu kaba saba adamın, bu kadar derin şiir gücünü nerden nasıl alıp içinde böyle gösterişsiz saklayabildiğine şaştı.

8) Osmanlı toplumu çıkarları, hayat tarzı ve görüşü birbirine zıt iki sınıftan oluşmaktaydı. Patrimonyal padişahlık rejimi, imtiyazlı kullar idaresine dayanıyor, saray ve kulların hayat felsefesi ve yaşam tarzı, halkın inançları, yaşayış tarzıyla karşıtlık içinde bulunuyordu. Zarifler denilen saray kültürüyle yetişmiş yüksek sınıf, Osmanlı toplumundaki derin sosyal karşıtlığın başlıca nedenidir.

9) Hiçbir şey yapmadan, günde on kez hükümet yıkıp hükümet kurmayı; yüksek sesli devlet sevgisinin, ters yüz edilmiş bir yalan olduğunu; kendinden başka kimseye inanmamanın mağrur yalnızlığını; sevmek arzusuyla aldanma korkusunun nasıl bir cehennem yarattığını; duvar diplerinde tanrı diye yağmura nasıl dua edildiğini onlarda gördüm. Yıllarca küfrettikleri devrimcilere, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idamlarından sonra, derin bir mahcubiyet ve saygıyla nasıl ağladıklarını da gördüm onların.

10) “Her şeyden önce “inanmaya’’ programlı bir toplumuz. Annemize babamıza inanırız, öğretmenimize inanırız, devlet büyüklerimize inanırız, din kitaplarına inanırız… inanırız da inanırız. Bu inançlarımızın bazıları çok derin ve köklüdür.

11) Kanuni Sultan Süleyman’a, çalınan ineği için müracaat eden bir kadıncağız (Hayret! Hiçbir ön şarta tabi olmaksızın devlet başkanı ile görüşüyor.) Sultan’ın “Çit yok muydu?”, “Kilit yok muydu?”, “Bu kadar derin uyunur mu?” yollu azarını işitince -yine hayret!- “Pâdişâh’ım! Ben seni uyanık bildim de uyudum!” diyebilmiş.

12) Onlar, uzun görüşmektense, temas edilen esaslı noktalara cevap vermektense büyük devlet adamları vaziyeti alarak ve emsalsiz inkılapçı ruh sahibi olduklarını ima ederek ve bilhassa ince diplomatlık ve maharetli politikacılık sanatlarına pek güvenerek, o vaktin maruf tabiri ile “atlatmayı” tercih etmişlerdir, bunda muvaffak olduklarında emin idiler. Farkında değillerdi ki kendilerini derin bir merhamet hissiyle dinliyordum.

ETİKETLER: Derin Devlet, Devlet, Sözler
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tiktok izlenme hilesi deneme bonusu deneme bonusu deneme bonusu deneme bonusu veren siteler deneme bonusu