Başvurular Başladı! TOKİ’nin Sosyal Konut Projesine Yorumlar: Ekonomiyi Canlandırır mı? Fiyatları Etkiler mi?

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafınca açıklanan TOKİ’nin Sosyal Konut projesi ‘İlk Evim, İlk İşyerim’ için başvurular bugün itibarıyla başladı …

Başvurular Başladı! TOKİ’nin Sosyal Konut Projesine Yorumlar: Ekonomiyi Canlandırır mı? Fiyatları Etkiler mi?

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafınca açıklanan TOKİ’nin Sosyal Konut projesi ‘İlk Evim, İlk İşyerim’ için başvurular bugün itibarıyla başladı. Şartları sağlayanlar için aylık ödemeleri devlet tarafınca da sübvanse edilerek düşük tutulan projeler, nerede olacak, ödemeler nasıl ayrıca ne kadar olacak, ne vakit bitecek gibi birçok detay konuşulurken, 80 milyonsa tek yürek, tek soru: Ev fiyatları düşecek mi? 

Sektör temsilcileri tarafınca cevap aranan diğer bir soru da, birçok sektörle bağlantılı bir alan olan inşaat, son yıllarda zorda olan ekonomiyi de canlandırmaya yarayacak mı? diğer bir merak konusu da bu oluyor. 

Ekonomistlerse konuya daha derinlemesine bakıyor! Gelin, bu dev projede büyük resmi birlikte görelim!

Projenin “sosyal konut” olması adalet sorgulamasını da beraberinde getirdi. Türkiye’de son 1 yılda ayrıca kiralar artışta rekor kırarken, son dört yılda kiralardaki artış oranı yüzde 250 oldu.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, İstanbul Bilgilendirme Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Emrah Altınok’un verilerinde Türkiye’de konut üretimi yıllık bazda yüzde 23 oranında artıyor. Ancak 2002’de yüzde 73 olan ev sahipliği oranı 2019’da yüzde 59 oldu. TÜİK’e göre konut sahipliğinde nüfus oranı 2019’da yüzde 59, 2021’deyse yüzde 57,5 olarak görülüyor. 

Bu oranlar birden fazla ev sahibi olanların arttığını gösteriyor. Konjonktürel olarak da gayrimenkulün bir yatırım aracı haline gelmesi, konut fiyatlarını fazlasıyla artırarak bu kısır bir döngüyü sürdürüyor.

TOKİ son 20 yılda 1 milyona yakın sosyal konut inşa etse de ne kadarlık bir kısmı yoksul nüfusa yönelik veri bulunmuyor.

İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) Kentleşme ayrıca Yerel Yönetişim Çalışmaları Koordinatörü Ayşe Köse Badur, TOKİ’nin farklı projelerini ‘gayrimenkulün finansallaşması süreci’ olarak tanımlıyor. 

‘Konut sahibi olmanın sadece ekonomik değil toplumsal ayrıca psikolojik bir karşılığı da var’ diyen Badur, projelerin sosyal yönüyle eleştirildiğini de hatırlatıyor. 2000’li yıllarda hız kazanan TOKİ projelerinin otoriter gücüne de dayanarak inşa ettiği devasa konutların sunduğu tek tip bir yaşam çevresine de dikkat çekiyor.

Sosyal konut projesinin istihdam ayrıca ekonomik hareketliliğe etkisi ne olacak?

Konut fiyatlarındaki artışta önemli faktör inşaat maliyetlerindeki artış. TÜİK’e göre temmuzda inşaat maliyetleri yıllık yüzde 115 oranında arttı. İMSAD’a göre de inşaat sektörü 2022 ikinci çeyrekte yüzde 10,9 oranında küçüldü.

İnşaat Yüksek Mühendisi Dr. İlhami Akkum, ekonomik açıdan projenin piyasaya pompalayacağı paranın yüksek enflasyon ortamında bir süre sonra söneceğini ayrıca inşaat sektörünün kalıcı ayrıca sürekli bir istihdam yaratmayacağını belirtiyor. Barınma sorununa dair de bir ‘yanılsama’ olduğunu söyleyen Akkum, projenin etkisinin küçük olduğunu belirtiyor.

Ayşe Köse Badur ise şehir dışı yaşamın yoksulluğu daha da derinleştirdiğini söylüyor.

Paraanaliz’de Çetin Ünsalan, değerlendirmesinde, ülkede sosyal konut yapılmasına ihtiyaç olduğuna ancak öncelik sıkıntısı olduğuna değiniyor.

Ünsalan, yatırımların daha katma değerli işlere yönlendirip, oradan elde edilecek gelirle konut projeleri yapılması gerektiğini belirtiyor. Amaçlananın da ev fiyatları ayrıca kiraların düşmesi olduğuna değinirken, bunun farklı yöntemlerle de sağlanabileceğine değiniyor.

Orta ayrıca uzun vade için sosyal konuta ihtiyacının olduğuna değinen Ünsalan, ancak bir süre sonra ödeme sorunları yaşanacağını öngörüyor.

Bunu da ‘Vatandaş hem kirasını hem ev taksitini ödeyebilir mi? Sadece kirasını ödeyebilse zaten bu kadar gürültü çıkmazdı’ diye açıklıyor. 

Seçim sonrasına kadar inşaatlarına başlanmayacağını öngören Çetin Ünsalan, enflasyonist ortamda ev taksitlerinin ne kadar yükseleceğinin de öngörülemediğini belirtiyor.  

Başvuru ücreti için de basit matematikle 400 milyon TL toplanacağını ayrıca bunun da 2022 bütçesinde beş partinin seçim desteğinin 580 milyon TL, iktidar partisi payının da yaklaşık 250 milyon TL olduğunu hatırlatıyor.

Toki’nin “dev” projesine iş dünyasından yorum yağdı

Dünya’nın derlemesine göre, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, projenin önemli etkileri olacağını belirterek, hem dar gelirli vatandaşın konut sıkıntısına çözüm olacağını hem de istihdam ayrıca pek çok sektöre hareketlilik sağlayarak ekonomiye katma değer olacağını belirtti. Projenin konutla sınırlı olmadan, işyeri edinme imkanı sunmasının da değerli olduğunu belirtti.

Müstakil Sanayici ayrıca İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, projenin, hem vatandaşlar nezdinde hem de ekonomik hareketlilik oluşturarak ülkeye önemli katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.

Endeksa Genel Müdürü Görkem Öğüt, kendi verilerine göre Türkiye genelinde Ağustos ayı sonunda konut satış fiyatlarının yıllık değer artışının yüzde 203 oranında olduğuna dikkat çekti.

Öğüt, ortalama konut metrekare satış fiyatının da 11 bin 450 TL, ortalama konut fiyatının 1 milyon 488 bin 500 TL ayrıca konut yatırımının geri dönüş süresinin 19 yıl olduğunu açıkladı. Bu açıdan 2+1 konutun 608 bin TL, 3+1 konut fiyatının 850 bin TL minimum fiyatla satılacak olmasının dar gelirliler için önemli olduğunu belirtti.

EYG Gayrimenkul Başkanı Ömer Faruk Çelik, gayrimenkul sektöründe son 5 yılda yeni konut üretiminin düşmesiyle TOKİ’nin üretime geçmesini iyi olarak değerlendirirken, yine de konut ihtiyacının sürdüğüne dikkat çekti.

İleriki yıllar için fiyatlarda denge oluşması ayrıca kiralarda düşüş için özel sektörün de üretime geçmesine ihtiyaç olduğunu belirtti. Kamunun indirimli üretim yapmasınınsa özel sektörü daha çok yorulacağını belirtti.

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, Çelik talebi yaratacak her projeye sektörün ihtiyacı olduğunu, bu projenin de ilaayrıca 1 milyon tonluk çelik talebi oluşturacağını belirtti. Çarpan etkisiyle katkının daha da artacağını ayrıca durgunluğun konuşulduğu bu dönemde ekonomiye katkı sağlayacağını düşündüklerini söyledi.

İstanbul Demir ayrıca Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, projenin sektörlerini ciddi anlamda hareketlendireceğini ayrıca tüm ülkede olmasının hareketliliği Türkiye coğrafyasına yayacağından dolayı çok değerli olduğunu belirtti. Hem istihdam hem de resesyona karşı Türkiye’nin iç dinamiği açısından da memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Üyesi Adem Genç, Projenin çimento ayrıca hazır beton sektörüne olumlu katkısı olacağını söylerken, önümüzdeki 2 yıl sektörde üretim kapasitelerinin yüzde 10 oranında artırmasını beklediklerini belirtti.

Armatür Derneği Başkanı Gökhan Turhan, ekonominin lokomotif sektörlerinden olan inşaatın, birçok sektörü ilgilendirdiğini hatırlatırken, projelerde yüzde 100 Türk malı kullanımının zorunlu olması gerektiğini belirtti. Ancak bu şekilde ülke ekonomisine katma değer sağlanacağını söyledi.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Laçin, projenin piyasaya mutlaka olumlu etkisi olacağını belirtirken, asıl önemli olanın bir an önce başlayıp ekonomide hareketliliğin sağlanması olduğunu da vurguladı.

Ekonomide durgunluğun psikolojik olarak yenilmesi gerektiğini söylerken, ekonomi için anlamlı olduğunu ayrıca etkisi çok daha önemli olduğunu belirtti. .

Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan, mobilya sektörüne katkının ancak bitimde olacağını, 1 yıl içinde de mutfak, kapı gibi ürünlerle etkisi olacağını söyledi. Sektöre olumlu etkisi olacağını belirtti.

Mobilya Dernekleri Federasyonu MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, projenin tesliminden önceki ayrıca sonraki 1 yıl olmak içinde sektörün hareketleneceğini, 500 bin liralık bir konutta mobilyaya 100 bin TL gibi bir harcamanın yapıldığını ayrıca kapı, pencere, parke gibi ürünlerde de pozitif etki sağlayacağını belirtti.

Akkuş Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, projenin orta gelirlinin ev sahibi olması olumlu bir adım olduğunu, ancak konut kredi faizlerinin de 1’in altına inmesinin şart olduğunu belirtti. Bankaların vadelerinin 120 aya kadar uzamasıyla sektöre hareket kazandırılabileceğini belirtti.

MasterTürk Grubu Başkanı Gökhan Taş, projede fiyatların ayrıca ödeme seçeneklerinin alım gücü düşen kesim için önemli olduğunu söylerken, ev sahipliği oranına pozitif etki edeceğini belirtti. Üretimin artmasının da fiyatlardaki baskıyı azaltacağını ifade etti.

Helmann Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün, projenin ilk etapta en az 1,5 milyon kişiyi direkt etkileyeceğini belirtti. Son dönemde hızla artan fiyatlara etki yapmamasının imkansız olduğunu da ekledi.

Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, sektörün canlı kalması için kampanyaların önemine vurgu yaparak, konut üreticilerinin de konut almak isteyenlerin de kampanya ayrıca teşviklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.