Toplumun Psikolojisi ve TV’lerin Umursamazlığı

25.04.2021
Toplumun Psikolojisi ve TV’lerin Umursamazlığı

Köy bakkalı hikayesi vardır bilir misiniz? Bir köyde insanlar günlük ihtiyaçlarını kasabadan karşılar. Sürekli kasabaya da inmek mümkün olmadığı için köyden akıllı bir girişimci bakkal açar. İnsanlara büyük kolaylık olur, Ekmeği, yağı, tuzu her neye ihtiyaçları varsa anında karşılamaya başlar.

Bir müddet sonra köyün bakkalı artık işini ilerletmeye ve para kazanmaya başlar. Bunu gören başka bir köylü de kendi evinin altına bir bakkal açar, onun da işleri toparlanır. Bunu gören üçüncü bir köylü de bakkal açınca sıkıntı başlar. Köy halkı üç bakkalı da doyuramayınca bu sefer hepsi batarlar. Köylü yine kasabaya taşınır.

Taklitcilik yurdumuz inanlarının ticari yaratıcılığa tipik bir örnektir. Aynı yaratıcısızlık TV sektöründe de mevcut. Bir kanal bir konuyu işleyerek çok izlenmeye başlayınca anında benzerleri de başka kanallarda ortaya çıkmaya başlar. Tarihi dizilerden, aşk ve entrika dizilerine kadar pek çok örneği mevcuttur.

Ama benim üzerinde duracağım konu bambaşka. Sosyolojik ve psikolojik bozukluklardan kaynaklanan anormallilerin işlendiği adını da Gerçek Hayat Hikayesi olarak adlandıran furya. Televizyonlar bu tür dizileri, köy bakkalı mantığıyla, onlar yaptı biz de yapalım şeklinde çoğalttılar da çoğalttılar. Ancak büyük sermaye gücü olan bu medya kuruluşlarının danışacağı bir kurum veya uyaran bir sosyolog yok mu?

  • Bir yılı aşkın süredir Pandemi ile savaşıyoruz.
  • Evlerden çıkamıyoruz.
  • Sosyalleşemiyoruz.
  • Yalnızlık sendrom olmaya başladı.

Tek zaman geçirme imkânı da televizyon ve insanlar bu dizileri izlerken kendilerini psikolojik yönden sorgulamaya başladı. Acaba ben ne durumdayım. Bana da baskı yapıldı mı? Çocukluğum mutsuz muydu? Evliliğim sıkıntılı mı?

Bu bilinmezlik sarmalı ile içinde bulunulan toplumsal karabasan bizi nasıl bir geleceğe taşıyor. Biz bunları bilemiyoruz ama TV kanalları bunları bile bile toplumun psikolojisini altüst edecek dizilerle para kazanma hırsına bir son veremiyorlar.

Artık eskiye dönmeliyiz, Zeki-Metin filmlerine, Kemal Sunal tiplemelerine, eskiden keyifle izlenen Kaynanalar dizisine bile ihtiyacımız var. Çünkü gülmeye ve neşelenmeye ihtiyacımız var. Ama gerçek hayat hikayelerine değil. Çünkü herkesin sıkıntı dolu bir gerçek hayat hikayesi zaten var.

YAZAR BİLGİSİ
ruhan özüarı
1985 yılı Mimar Sinan Üniversitesi (İDGSA) Grafik Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Uzun süren Grafik Tasarım çalışmaları esnasında Fotoğraf Sanatıyla da ilgilendi. Çeşitli sergilerde yer aldı ve iki tane de Fotoğraf Albümü yayımladı.İnsan figürleri ile ölümsüzlük iksirli zeytin ağacını, rölyeflerinde bir araya getirdi. Adı geçen rölyef çalışmaları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 77441489-253.99-101340 sayı 27-05-2016 tarihli yazısı ile Sanat Eseri olarak belgelenmiştir.Okuma sevdasına ek olarak çeşitli yazı ve makaleler de hazırladı. Şiirlerinden oluşan fotoğraf albümünü Özleyince adı altında yayımladı. Önceleri yazipciziyoruz.biz adı altındaki sitede bir dönem arkadaşlarıyla beraber yazılarını yayınladı. 
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.